SAÇ EKİMİNDE FUE YÖNTEMİ

FUE (Foliküler Ünite Ekstraksiyonu) yönteminde saç kökleri lokal anestezi altında özel uçlu mikro motorlar ile tek tek alınarak saçsız alanlara, doğal saç çıkış açısı ve yönü dikkate alınarak yerleştirilir.
Eva Estetik Klinik

F UE tekniği ile saç ekimi, saçsızlık problemini çözmede kullanılan yöntemlerden en yenisidir. Günümüzde, saç ekimi operasyonlarının çoğunluğunu FUE yöntemi ile yapılmaktadır. Cerrahi bir girişim olmadığı için hastalar daha rahat karar vermekte ve bu tekniği tercih etmektedirler

FUE Yöntemi, saç ekiminde teknolojinin geldiği son noktadır. Bu yöntemle ekilen saçlar dökülmemeye kodlanmış olan bölgeden alındığı için dökülmezler. Saçlar kişinin kendisine ait olduğundan aynı renk ve karakterde çıkar.

FUE yönteminde saçlar tek tek alınıp saçsız bölgelere nakledilir. Folikül çıkartma işleminden önce donör alandaki saçlar kesilerek 1 mm olacak kadar kısaltılır. Lokal anestezik ilaç ile saç kökü alınacak ve ekim yapılacak olan bölge uyuşturulur. Mikro Motor ucu, saç kılını ortalayacak şekilde yaklaştırılır, kılın çıkış açısına uygun olacak şekilde deriye batırılıp çekilir. Kıl, folikül ve onu çevreleyen mikroskobik doku ile birlikte, silindirik bir tarzda kesilmiş olur. Bir mikro penset ile nazikçe çekilir ve foliküler ünite gevsek tabandan ayrılarak gelir. Operasyondaki greftlerin zarar görmesini minimalize eden bu otomatik sistem sayesinde operasyon süreleri kısalmış, zaman biriminde alınan greft sayısı da artmıştır. Foliküler üniteler bu şekilde toplandıktan sonra saçsız alanda açılan çok daha küçük deliklere yerleştirilirler. Her bir foliküler ünite ortalama 2 ile 3 folikül barındırır.

Fue yönteminin avantajları:

Fue yönteminin en önemli avantajlarından biri ilk kullanılmaya başlandığı zamanlardan bu yana büyük gelişmeler kaydederek yüksek hızlarda, yüksek sayıda graft sayılarına ulaşmayı mümkün kılmasıdır. Örnek olarak 2 saat gibi bir süre içerisinde deneyimli doktorlarda 2000 civarında graftin elde edilmesi donor bölgesi uygun adaylar için mümkün olmuştur. Ayrıca operasyonun yapıldığı bölgede çizgi şeklinde izler bırakmaz. Çünkü küçük ve dairesel dokunuşlar geniş alan üzerinde yapılır bu da gözle görülür bir iz bırakmasını engeller.
Bu avantajı ile daha çok saçını kısa kesim ile kullanan bireylerin tercihi olur. Diğer bir avantajı ise rahat bir şekilde vücudun diğer bölgeleri örneğin sakal, göğüs, bacak gibi bölgeler donor olarak kullanılabilir. Böylece çok daha fazla sayıda kök elde edilebilir ve çalışılan alanda daha sık ekimler yapılabilir. En çok kullanılan diğer bir yöntem olan Fut saç ekimi yöntemi ile ulaşılamayan alanlardan graft alınabilmesine olanak tanıyan Fue yöntemi bu ayrıcalığı ile de çok sık tercih edilir. Ayrıca keloid riski olan bireyler içinde kullanışlıdır.
Bir diğer avantajı ise Fue saç ekim tekniğinde dikiş kullanımı yoktur. İşlem sonrasında küçük yaralar oluşur ancak herhangi bir dikiş ya da bant gerektirmeden kendiliğinden iyileşen küçük yaralardır bunlar. Graftler alındıktan sonra donor bölgede herhangi bir ağrı bırakmaz. Kötü yapılmış saç ekimlerinin yeniden düzeltilmesi içinde esneklik sağlar. Saç ekimi operasyonu yaptırmak isteyen kişiler için oldukça önem taşıyan bu özellikleri ile fue tekniği her geçen gün kullanıcı sayısını artırmakta ve her geçen gün yeni çalışma şekilleri, yenilikler geliştirmektedir.

Fue yönteminin özellikleri:

-Greftlerin alındığı bölgede doku alınmadan yalnızca ilgili kök hücresi üzerinde bire bir çalışılmaktadır.
-Saç alınan bölgede kesi ve dikiş işlemi olmaz. Köklerin alındığı bölgede 06,07 mm den küçük çaplı sıyrıklar oluşur bu sıyrıklar bir kaç günde kapanır ve iz bırakmadan iyileşir.
-Bu teknikle ense bölgesinden alınan greftler saç transferinde kullanıldığı gibi kaş, bıyık, sakal transferinde de kullanılmaktadır.
-Bir seansta ortalama donör alanın durumuna ve ekilecek kök sayısına bağlı olarak 4.000 ile 6.000 kadar greft alınabilir.
-Her greftte 1 ile 3 arasında saç teli bulunmaktadır. 1 greft saç, ortalama 2 - 2,5 saç teli kabul edilir.
-Elde edilen kök sayısına ve açıklığa bağlı olarak santimetrekare başına 50 – 60 saç kökü ekmek mümkündür.
-Ayrıca operasyon sonrası günlerde az ağrı olması ve iyileşme süresinin kısa olması da bu yöntemin tercih nedenlerindendir.

Ekilen saçlar birinci ayın sonunda genelde dökülürler, saç ekiminden 2 – 3 ay sonra çıkmaya ve uzamaya başlar.
6. ayda saçlar göz dolduracak kadar gelişir. Fakat en güzel halini ekilen saçların adaptasyon sürecini tamamladıktan sonra 1 - 1,5 yıl içerisinde alır. Ekilen saçlar dökülmemeye kodlanmış olan bölgeden alındığı için dökülmezler. Saçlar kişinin kendisine ait olduğundan aynı renk ve karakterde çıkar.
Saç ekiminde var olan saç miktarı ve alınma şekli önemli olduğu kadar ekilen saçların yönü, ön saç çizgisinin doğallığı en az ekilen saç miktarı kadar önemlidir.

İşlemler sonrası uyulması gerekenler size işlem sonrası detaylı olarak anlatılacak ve yazılı olarak verilecektir. Bu uyarılar daha çok yıkama ile ilgili olup sadece 15 günlük bir dönemi kapsamaktadır. Bu süreden sonra dikkat etmeniz gereken bir unsur kalmaz.

Ömür boyu uzayan saçlar insanın görünümünü değiştirdiği gibi psikolojisine de çok olumlu etkilemektedir.
Saç Ekimi yetenek, görsellik ve tecrübe gerektirdiğinden özellikli bir bilimsel sanattır.
Sağlıklı bir şekilde uzayan, doğal saçlara kavuşan insanların kendine olan güveni de artmaktadır.